id=”3m8rqa”
Korumanın Diğer Adı Nedir? Cesur Bir Bakış
İzmir’de, 28 yaşında, sosyal medyada aktif bir genç yetişkin olarak, bir noktada karşımıza çıkan “koruma” kavramı, bana her zaman ilginç bir şekilde sorgulama yapma isteği uyandırmıştır. “Korumanın diğer adı nedir?” diye soran birine, cevabım aslında oldukça basit: “Kontrol”. Hadi ama, hepimizin bildiği gibi, koruma çok daha nazik bir şekilde sunulur, değil mi? Aslında, “koruma” adı altında yapılmak istenen şey, genellikle karşımızdaki kişinin hareketlerini sınırlamaktır. Bu durumu seviyor muyum? Hayır, açıkça söylemek gerekirse, sevmediğim bir durum. Ama bu yazıda size hem korumanın ne kadar değerli olduğunu, hem de nasıl bazen yanlış kullanıldığını göstereceğim.
Korumanın Diğer Adı: Kontrol ve Denetim
Koruma, temelde, birini ya da bir şeyi bir tehlikeden, zarardan ya da olumsuz bir durumdan korumayı amaçlar. Hadi, çok klasik ve saf bir bakış açısıyla başlayalım: “İyi niyetle yapılan korumalar, gerçekten insanın iyiliğini ister.” Ama değil mi? Hayır, bence bu bakış açısı ne kadar masum olursa olsun, aslında koruma adı altında yapılmaya çalışılan çoğu şeyin esas amacı, kişinin hayatına dahil olmak, o hayatı şekillendirmektir. Kimseyi kandıramam. Korumanın diğer adı gerçekten kontrol. Bunu ne kadar kabullenmek istemesek de, gerçek bu.
Özellikle aile ilişkilerinde sıkça karşılaşılan bir durumdur: Çocuğunu korumak isteyen bir anne, babanın yapması gereken şeyin aslında sadece “bir çerçeve oluşturmak” olduğuna inandığı bir dönem vardır. Fakat bu çerçeve, bazen çocuğun dünyayı anlamasını engelleyen bir hapishaneye dönüşür. “Koruma” adına yapılan şey, aslında özgürlüklerin kısıtlanmasıdır. Burada bir eleştiri yapmak gerekirse, koruma ve kontrol arasındaki çizgi gerçekten çok ince ve çoğu zaman gözden kaçırılır. Bu, insanın kendi hayatını yaşamasına engel olmak anlamına gelebilir.
Korumanın Güçlü Yönleri: Gerçekten Bunu İstediğimizde
Tabii ki, koruma tamamen kötü bir şey değil. Aksine, doğru kullanıldığında gerçekten faydalı olabilir. Mesela, birini gerçekten tehlikelerden, zarardan ya da riske girmesinden korumak bir erdem olabilir. Ama burada önemli olan nokta şu: Koruma, gerçekten ihtiyaç duyulan yerlerde mi devreye giriyor, yoksa sırf kontrol edebilmek adına mı kullanılıyor?
Bir insanın bir tehlike karşısında korunması gereklidir, ama bir tehlike gerçekten “tehlike” midir? İşte bu soruyu sormadan, birini her konuda “korumaya” çalışmak, onun özgür iradesini ve karar alma becerisini zayıflatır. Hadi bir örnek üzerinden gidelim: Diyelim ki bir arkadaşım var, sosyal medyada kendini ifade etmekte zorlanıyor, özgüven eksikliği yaşıyor ve dış dünyadan korkuyor. Benim burada onu “korumam” değil, onun kendi potansiyelini fark etmesini sağlamam gerekmez mi? Ama bazen o kadar korumacı yaklaşan insanlar olur ki, sadece sevgi adına, hayatı daha da zorlu hale getirebilirler. Bir insanı “korumak” adına yapılan şeyin zarar verici olabileceğini kabul etmek, cesaret ister.
Korumanın Zayıf Yönleri: Gerçekten Kötüye Gidiyor mu?
Peki, koruma gerçekten de iyi bir şey mi, yoksa sadece insanları “sınırlamanın” zarif bir yolu mu? Bazen insanlar birbirlerini çok fazla korumak isterler, ama farkında olmadan, bu koruma adeta onları bir kafeste yaşamaya zorlar. Örneğin, bir arkadaşım sürekli bana “Bunu yapma, şöyle yapma” demekten bıkmaz. Bir şekilde her şeyin en iyisini bildiğini düşündüğünden, benim hayatıma müdahale etmeye çalışır. Evet, niyeti iyi olabilir ama sonuç, benim tamamen kendi kararlarımı alamamam olur. Ve sonra ben, “Korumanın diğer adı nedir?” diye sorarım. Yanıtım: “Sürekli kontrol altında olmak” olur.
Benim en sevmediğim şeylerden biri, insanların sürekli olarak başkalarını “koruma” adı altında bir tür “denetim” içine girmeleri. Mesela, kendi hayatını yaşayan birinin işlerine karışmak, ona sürekli tavsiyelerde bulunmak ve “bunu yapma” demek, o kişiye zarar verir. Kendi deneyimimden yola çıkarsam, benim en çok zorlandığım noktalardan biri de budur. Ne zaman biri bana kendi hayatımı nasıl yaşayacağımı söylemeye kalksa, ister istemez içimde bir isyan başlar. O zaman şu soruyu sorarım: “Gerçekten beni koruyor musun, yoksa sadece benim hayatımı yönetmeye mi çalışıyorsun?”
Koruma, Toplum ve Sosyal Normlar: Bir Çelişki mi?
Koruma ve kontrol arasındaki bu ince çizgi, sadece bireysel ilişkilerde değil, toplumun genelinde de kendini gösterir. Bizim toplumda, özellikle bazı değerler veya sosyal normlar üzerinden yapılan “koruma” girişimleri, aslında çoğu zaman baskıya yol açar. Herkesin aynı şekilde yaşaması, aynı şekilde düşünmesi beklenir. Ama bu, sadece bir tür kontrol çabasıdır. Birinin hayatına müdahale etmek, “doğru yolu bulmasına yardımcı olmak” adı altında yapılan şey, aslında kişinin kendisini keşfetmesini engeller. Ve bu durum toplumun geneline yayıldığında, insanlar kendi bireysel kimliklerini bulmakta zorlanırlar.
Sadece ülkemizde değil, dünyada da toplumların korumacı yaklaşımları yüzünden insanlar baskı altında yaşarlar. O kadar ki, bireysel özgürlükler, çoğu zaman “toplum düzeni” adına hiçe sayılabilir. Ama bir insanın kendi hayatını yaşaması, kendi kararlarını vermesi ve sonuçlarına katlanması gerekir. Toplum da bu özgürlükleri sınırlandırmak yerine, buna saygı göstermelidir. Koruma adı altında baskı, gerçekten “koruma” değildir. Bu sadece sosyal normlara boyun eğdirmek ve kontrol altına almaktır. “Koruma” ne zaman olmalı? Bu soruyu herkes kendi hayatında sorgulamalı.
Koruma ve Aile İlişkileri: Sevgi mi, Kontrol mü?
Aile içindeki koruma, en karmaşık ve en kritik olanıdır. Anneler, babalar çocuklarını her türlü tehlikeden korumak ister. Ama bu koruma bazen gereksiz yere sınırlandırıcı olabilir. “Korumanın diğer adı nedir?” sorusunun yanıtı, burada da aynı: Kontrol ve sınırlama. Çocuğun özgür iradesine saygı duymadan yapılan sürekli müdahaleler, çocuğun psikolojik gelişimini olumsuz etkileyebilir. Kendi çocukluğumu hatırlıyorum: Her konuda annemin bana önerileri vardı. “Şunu yapma, bunu yapma…” Ama bir noktada, kendi kararlarımı alabilmeliydim. Onun koruması adına yapılmaya çalışılanlar, özgürlüğümü kısıtlıyordu. Ve elbette, bunun etkilerini de yıllar sonra fark ettim.
Sonuç: Koruma mı, Kontrol mü?
Sonuçta, korumanın diğer adı nedir? Gerçekten “koruma” dediğimiz şey, bazen kontrol etmek olabilir. Bazen bu kontrol iyi niyetle yapılır, ama bazen de insanların sınırlarını aşmak adına. Herkesin kendi hayatını nasıl yaşaması gerektiğine dair bir fikri olabilir, ama bu, özgürlükleri kısıtlamak adına yapılmamalıdır. Koruma, gerçekten ihtiyaç duyulduğunda önemli olabilir, ancak aşırıya kaçıldığında, insanların bireysel gelişimlerini engelleyen bir baskıya dönüşür. Kendimizi sürekli koruyarak yaşayamayız. Özgürlüğümüze dokunan her müdahale, aslında bizi biz olmaktan çıkarabilir.